| |
|
|
Y HARFİ SÖZLÜK
yad :
Yabancı, el
yağlaş : Haşıl, muhallebi
yahni : Bir tür et yemeği
yal : Köpek, inek yemeği
yalak : Her iki taraftan alçalarak inip birleşen meyilli arazi
yalauz : Yalnız, tek
yalavu : Alev
yallık : Büyükbaş hayvanlara verilen ot ve sap
yamalık : Bez parçası, çaput
yanak : Yüz
yanık : Yanmış olan
yar : Sevgili, uçurum
yarışmak : Dolaşmak
yarma : Darının undan kalın, parçalanmış hali
yarmaça : Yarılmış odunlar
yas : Matem
yastık : Yünden yapılmış, üzerine baş konulan minder
yaş : Islak
yaşıt : Akran
yaşlı : İhtiyar
yaşmak : Başörtüsü
yatak : Döşek
yavşak : Sirke
yavşu : Mısır tarlalarında bir tür ot
yay günü : Yaz günü
yaykın : Kızılağaç
yaylak : Mal otlatmak için elverişli olan yer
yaylım : Bol otlu yer
yayuk : Yoğurttan yağ ve ayran elde etme kabı
yek : Hers, hırs, tek
yem : Hayvan yiyeceği
yemişen : Günyüzü köyü yaylası
yenli : Hafif
yesir oyunu : Ebeleme oyunu
yetim : Kimsesiz
yetiş : Çabuk gel
yevmiye : Gündelik
yezid : Kâfir
yıflan : İnce uzun, esnek
yıkıl : Defol git
yırtma : Parçalama
yiğdin : Otsu bir bitki
yit : Kaybol
yitmek : Kaybolmak
yokuş : Rampa
yoklama : Olup olmadığına bakma
yolla : Gönder
yolluk : Dar uzunca halı kilim
yonga : Küçük ağaç parçaları
yontma : Kenarlarını kesip düzeltme
yorgan : Yatarken kullanılan yünden yapılmış örtü
yoslama : Boşuna
yöndem : Becerikli
yünnü : Tertipli, düzenli
yufka : Çörek
yuka : Suyun derin olmayan yeri
yunacak : Kirli
yunmak : Yıkanmak
yutmak : Çiğnemeden yemek
yüğleme : Bileme, keskinleştirme
yüklü : Hamile, gebe
yüzlük : Yüzük |
|