| |
|
|
S HARFİ SÖZLÜK
sacayağı : Ocaklıkta yemek pişirilen ve su kaynatılan demirden üçayaklı
altlık
sağan : Yöresel yemek kabı
sağma : Hayvanlardan süt almak
sağrak : Yağ saklama kabı
sakıtdak : Gene, kene
sakluk : Malzeme saklama yeri
salak : Ağıl, bad
salgun : Köyün ortak ihtiyaçları için toplanan para
sap : Darının yenmeyen sap kısmı
sapa : Tenha, ıssız
sapak : Yol ayrımı
saplık : Kazma, balta vs. gibi aletlere takılan ağaçtan sopa
sarıncalı : Balsız arı, eşek arısı
sarma : Yöresel dolma yemeyi
sarudaş : Günyüzü köyü yaylası
saruk : Başlık, fes, sarık
savak : Değirmen oluğuna suyun alınıp bırakıldığı nokta
savduc : Damadın kirvesi
savma : Başından kovma
say : Kaya
sayvan : Yetişen ekini yaban hayvanlarından korumak için gece beklenilen yer
sazlık : Sulak yer
sebet : Harar, tahıl ve sebze taşıma kabı
sef : Yanlış
sefer : Gidiş geliş
semer : Yük hayvanlarının sırtlığı
sergen : Çıkrık kapı
seyelan : Heyelan
seyretme : İzleme
sezme : Tahmin etme
sığır : İnek
sıkalma : Yeni büyüyen mısırları seyreltme işi
sık : Çok sık, kavi, mukgem
sıkıntı : Üzüntü, gasavet
sınamak : Denemek
sır : Söylenmesi istenmeyen şey
sırgan : Şifalı otsu bir bitki
sırımavu : Zehirli otsu bir bitki
sıruk : Uzun, ince ağaç
sıvın : Değirmen oluğundan çarka vuran suyun basıncını artırmak için gödecin
içine çakılan düzenek
sızı : Ağrı, acı
sibek : Değirmen taşı ile çark arasındaki mil
sihir : Büyü
sinmek : Saklanmak, gizlenmek
siron : Yufkadan yapılan yöresel yemek
sis : Duman
sitem : Kahır
sofra : Üzerinde yemek yenilen tahtadan düzenek
soluma : Nefes alma
somun : Pazar ekmeği
soy : Nesil, sülale
söğkenme : Yaslanma
söğme : Küfür etme
sökütme : Dışarı çıkarma
söndürme : Karartma
söye : Kapı, eşik kenarı
söyleme : Söz, karar
sözleme : Evlilik için atılan adım
suç : Kabahat
su gözesi : Suyun topraktan çıktığı yer
suluk : Su kabı
sulusepgen : Sulu yağan kar
sülük : Salyangoz
sümsük : Sümüklü
süzme : Süzülmüş suyu alınmış yoğurt |
|