| |
|
|
A HARFİ SÖZLÜK
abadan : Doymuş köyü yaylası
abrul : Nisan." Abrul ayı, nisan ayı"
accuk : Azıcık
acı : Sızı, yakıcı
ağarlamak : Ağırlamak
ağdaş : Güvenlik köyü yaylası, isimdaş, yoldaş
ağnamak : Tepinmek, yerde yuvarlanmak
ağıl : Küçükbaş hayvan ahırı, salak, bad
ağırşak : Ağşak, eğerceğin ucuna takılan yuvarlak parça
ağkınmak : Aşağıya doğru yüzükoyun veya sırt üstü kaymak
ahaca : İşte burada
akak : Ormanda tehlikeli dik yamaç, dibi taş eski suyolu
akunduruk : Ladin ve çam ağaçlarının gövdelerindeki yapışkan madde
akunduz : Yüksek yerlerde yetişen otsu bir bitki
alacainek : Günyüzü köyü yaylası
alaf : Kış mevsiminde hayvanlara verilmek için hazırlanmış bitki demeti
alagarga : Saksağan kuşu
alamuk : Bulutların arasından veya yağmurdan sonra güneşin görünmesi
alemeşkere : Alenen, herkesin görüp-duyacağı şekilde
andır : Kötü, fene, işe yaramaz
andır galsın : Yerin dibine geçsin
angaz : Büyük, ağır ve hantal eşya
angarya : İşe yaramaz
angıramak : Avazı çıktığı kadar bağırmak, merkep bağırması
annağa çıkmak: Meydana çıkmak
annak : Meydan, anlak
annaklamak : Gözlemek, bakmak
argış : İki mesafe arasındaki dinlenme yeri
arkuru : Paralel
arkurulamak : Düzlemek
asargaya : Kavraz içinde doğankent yaylası
aşana : Geleneksel evlerde mutfak
aşgana : Geleneksel evlerde, mutfakla ocaklığın bulunduğu salon
atdamak : Zıplamak, sıçramak, atlamak
ateşlik : Geleneksel evlerde ateşin yakıldığı yer, ocaklık
atlet : Fanila
avara : Boş gezen, avare
avu : Zehir, ormanda ağaçların altında yetişen bir tür çalı
avuç : Elin içi, avcuk, aya
avuz : Doğum yapan hayvanların ilk sütü
ayaklık : Eve girilen ilk bölme, hayat
ayam : Hava, hava durumu
ayama : Lakap
ayeser : İtkeseri bitkisinin çiçeği
ayıt : Doymuş köyü yaylası
azık : Yiyecek |
|