Çatalağaç Köyü (şadı) Şiir -Türkü Defteri
« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş| mustafa pir[Kalayçoğ]/istanbul-sultanbeyli |
| ||
|
HER GÜN EFKAR BASAR DELİ GÖNLÜMÜ, MEMLEKETTEN HABER ALDA ÖYLE GEL, KAHPE FELEK BİR OK ATTI KIRDI BELİMİ, MEMLEKETTEN ÇARE ALDA ÖYLE GEL. | |||
| HALİL GÜVENDİ/Istanbul/Küçükköy | |||
|
Hep Umutla bekledim Gündüzleri Akşamı, Akşamları da sabahı bekledim durdum. Onca Yıllar, Onca Saatler Tükendi avare avare, Gündüzleri koştum, Geceleride Uyudum durdum. Tüketemedim Yolları sana doğru gelegele ..... | |||
| mustafa pir[Kalayçoğ]/istanbul |
| ||
|
GÜN GEÇTİKCE BOZULUYOR ASLIMIZ. SIRTIMIZ DA KALMADI Kİ POSTUMUZ ÜÇ KITAYA HAKİM OLAN ASLIMIZ GAVURUN AĞIZIN DA ALAYA KALDI. | |||
| Erdem GÜVENDİ/İST. | |||
|
SEVİYORUM ARKADAŞ Seviyorum arkadaş; Toprağını, taşını, Seviyorum arkadaş; Gökte uçan kuşunu, Seviyorum arkadaş; Yeşilliğini, suyunu, Seviyorum arkadaş; GİRESUNumu. E.GÜVENDİ(ilköğretim 4.sınıf öğr.) | |||
| İsmail GÜVENDİ/Gop./İst. | |||
|
KÖYE ÖZLEM Şu bizim köy yolları, Hem betondur,hem daşlık, Ah gurbet senin ile, Olmuyor arkadaşlık Cırtdık kuşu verirdi, Eskiden haberleri. Çevirdi sitelere, Şimdi hasret,bizleri. Deregözü, Keldaş' da, Durur ağlar bulutlar. Habu benim yazımı, Okusun arkadaşlar. İ.GÜVENDİ | |||
| NERGİZ GÜVENDİ/ISTANBU | |||
|
TÜRKİYE Vurulmuşum toprağına taşına, Yerde gezen gökte uçan kuşuna. Baharına,yazına,kara kışına Vurulmuşum, Eli kalem,eli kazma,eli kürek tutan Yüzü toprak kokan, Sınırlarımda omuz omuza yatan insanarına... Benim iyi yürekli kardeşlerim Hep senin dostlarındır. Benim çiğdem kokulu memleketim. Ekin biçtim talalarında demet demet, Kaval çaldım,koyun güttüm yaylalarında; Tuza bandım ekmeğimi. Kolumu yastık yaptım düzünde,bayırında. Kesemde bereket,gönlümde servetim, Dizimde kuvvet,torbama katık; Damarlarımda dolaşan memleketim. Türkiye, doğduğum, Türkiye, doyduğum; Türkiye,konduğum yurt! Sevgim,inancım,özlemim Beşşiğimi salladın,sendedir mezarım, Sen,gönlümde yatan memleketim. | |||
| Elif GÜVENDİ/İstanbul | |||
|
SUSARAK Güneş altında söylenmedik söz yokmuş.. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.. Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz.. Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde.. Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik... Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.... Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor... Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ... Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ..... Aziz NESİN | |||
| Elif GÜVENDİ/İstanbul | |||
|
Sevdiğin kentlerin selamı sanki Sülüs kamyon şoförleri Kufi hamallar Anılar hep sonbaharda gibidir astrakan gecede süt yıldızlar Belleğinin yerini tutar kadehindeki Taşlar taş kemerler İvedi sarmaşıklar Hayatını sarsan binbir andan adlarını yıllara veren yargıç krallar Ne varsa yarım kalmış, geleceğindir Bir kez girilmiş sokaklar Açılmamış kapılar Bilir misin iki kökeni var hüznüniyetinin: çiçek durumu aşklar yaprak düzeni siyasalar Cemal SÜREYA | |||
| Bayram ŞAHİN/Giresun | |||
|
Bir bahar gecesinde çalıyordum yârin kapılarını, Ama ne göz görüyor, ne de gök gösteriyordu yıldızlarını. Yalnızlığın korkusu sarmıştı, hissetmiyordum kalbimin atışlarını. Özlüyordum mehtaplı gecenin doğuşunu, gurup vakti güneşin batışlarını. Sessizliğe bürünmüş hiç de duyulmuyordu şelale sesleri. Kara kara bulutlar kamufle etmişti tüm güzellikleri. Gecenin sessizliğini bozuyordu bekçilerin düdük sesleri. Bir bahar özleminin neydi bize ettikleri. Güneşin ilk bakışlarıyla dağılıyordu dalga dalga bulutlar, Bir baharın müjdesini veriyordu kardelenler, papatyalar. Bayırlarında koşuşan kuzular, kırlarında uçuşan kelebekler, Başlasın artık, sevgilileri buluşturan mehtaplı geceler. Şu baharın akşamları, okşuyor derinden yüreğimizi , Hele bir de sabahın güzellikleri ısıtıyorsa kalbimizi. Tüm kötülükleri gömdürüyorsa mezara, yeşertiyorsa sevgimizi, Sevgimiz yumak yumak kuşatsın, güneş gibi ülkemizi. Bakın yaşartıyor toprağı, nice bacıların göz yaşları, Yükseliyor anaların, yarenlerin hıçkırıkları. Tenceresinde taş kaynayan yavruların çığlıkları. Bunları kendisine yakıştıran hangi baharın akşamları. Eğer mehtaplı bir gecede oturuyorsak hüzünsüzce, Kınalı Mehmetlerin, Ahmetlerin yüzünce. Rahatça uyuyorsak vatan bağrında sakince, Nine Hatunların, Hasan Tahsinlerin sayesince. Turnalar, leylekler gibi göç etmesin hiç baharın, Baharın güzellikleriyle dolsun hep yarınların. Semalarından hiç eksik olmasın ay yıldızlı bayrağın, Haykırsın ! Türkiye’m ileri diye dağların, taşların, kuşların. Anlayabildiler mi Bayram seni? dinleyenlerin, sesine kulak verenlerin. | |||