Çatalağaç Köyü (şadı) Şiir -Türkü Defteri

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş
Toplam : 190 mesaj
Sayfalar : 1234...10
     
Mustafa/Ankara elt@hotmail.com http://www.arsivizleyin.com 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
Mertx/Ankara merxt@hotmail.com http://www.eniyiarsiv.com 
MESAJINIZ ONAY BEKLİYOR !
     
     
Mustafa PİR (Kalayço)/Sultanbeyli / İstanbul  
AAHH KELDAŞŞ
Kaç yıl oldu ben gurbete geleli.
Şimdi görsen beni tanıyamazsın.
Saçlarım ağardı belim büküldü.
Şimdi görsen beni tanıyamazsın.
***
Eridim sivrinin karları gibi.
Kocadım hocalu gürgeni gibi.
Ayrıldım sıladan kuzular gibi.
Şimdi görsen beni tanıyamazsın.
23-01-2011
     
     
Masur Yaylası/Şadu masuryaylasi@hotmail.com  
Yaylaya Uzak Galduk
Çocukken yaylalarda evcük yapar oynarduk
Çirse gelür ıslanur duman galkar gururduk
Gannımız acıkınca tasa gatık doğrarduk
Düştük gurbet ellere yaylaya uzak galduk
--
Camadana guyarduk çökelikle ayranı
Yorulmadan yörürdük patikadan yolları
Gana gana içerdük gölmeçlerden suları
Düştük gurbet ellere yaylaya uzak galduk
--
Karlar yağar çekülür Mayıs ayına gadar
Sümbüller çiçek açar Otcugöçü ne gadar
Horan gurup hey çeker gençler ile yaşlılar
Düştük gurbet ellere yaylaya uzak galduk
--
Gedip araba tutsak kırka elliye yüze
Çıkıp da çadır gursak depelerinde düze
Bundan sonra gavuşmak, belki yaz ile güze
Düştük gurbet ellere yaylaya uzak galduk
     
     
Hakan/İstanbul turkuazz@msn.com http://www.perfectsteps-tr.com 
Hayli zaman oldu köyden geleli
Baharını özledim kışını özledim
Böyleymiş gurbetliğin bedeli
Tarlada bahcede işini özledim
--
Top oynardık yaylanın düzünde
Su içerdik pınarların gözünde
Onların dosluk vardı özünde
onlarla hayalini düşünü özledim
--
Oturupta dertlerimi döktüğüm
Bunca yıldır hasretini çektiğim
toğrağını özledim taşını özledim
ben köyümü özledim
     
     
Turan AKBULUT/İSTANBUL ÇAPA turanakbulut28@hotmail.com  
Araya araya daşdibinde buldum hozanını
Bir haftada yuyamam andır gazanını
****
Ben sırgana bandıkça sırgan ballanır
Kırık kepçeden kulakları sallanır,
****
Bugün taflana gitmişler taflanlular deliler
Boş sepet sırtlarında tangur tungur gelüler.
***
Hocayı sorarsan düğünçü başı
yani ile götürür bir evlik taşı
inanamasanız varın bakın
Cami yanın daki kaşı.
     
     
Mustafa Pir/İstanbul-Sultanbeyli  
HEY GİDİ KELDAŞ
NEREDEN BAŞLASMAM NASIL ANLATSAM,
SOĞUK SULARINDAN İÇİP DE KANSAM,
ÇAYIRLARDA KOYUNLARI ÖZLESEM,
ÇIRA KOKUSUNU DAĞLARINI ÖZLEDİM
-----
BAHARDA ŞENLENİR KELDAŞ YAYLASI,
GÜNEŞ GİBİ PARLAR KELDAŞIMIN AYNASI,
ISIGAN KOKARDIR ŞİMDİ HAVASI,
ELLERİMİ YAKIŞINI ÖZLEDİM,
.....
KELDAŞIN BAŞINDA GİTMEZ KURU DUMANLAR,
KAYNAŞIP ÖTÜŞÜR KUŞLAR İLE BÖCEKLER
BÜYÜK PUR BAŞINDA AÇAR ÇİÇEKLER,
KUZU KULAĞINI EVLEĞİNİ ÖZLEDİM.
-----
HASRET KOKAR KELDAŞIMIN HAVASI,
DAĞLARIN BAŞINDA KÜÇÜK OVASI,
SOĞUK SU BAŞINDA PİKNİK HAVASI,
TAFLANIYLE ÇİLEĞİNİ ÖZLEDİM.
--
MUSTAFA PİR.İSTANBUL SULTANBEYLİ-29-03-2011
     
     
Admin/Doğankent  
GİRESUN'DA GÜN BATIMI
Mavi sevdaların yeşil incisi
Yediveren açar gül Giresun'da.
Güneşi elerken sahilin sisi..
Bulutlar gelinlik tül Giresun'da
---
Kerasus adıyla çağları aşar,
Topal Osman olur cepheye koşar;
Harşit Çayı ile çağlayıp coşar..
Boz bulanık akar sel Giresun'da.
---
Gedikkayası'nda fındık dalları,
İlkbahar gelince giyer alları;
Kelkit Vadisi'nin güçlü kolları..
Dostluğa uzanır el Giresun'da
---
Kale'nin burçları Ada'ya bakar,
Fatih'in fermanı Vakkas'a çıkar;
Gülbahar Türbesi kalbleri yıkar..
Öz Türkçe konuşur dil Giresun'da.
---
Kalenin dibinde balık oynaşır
Yıllanmış ağlarda martı kaynaşır,
Dalgalar sahile siyah kum taşır,
Gün batımı eser yel Giresun'da.
---
Karataş tepesi, Karagöl dağı,
Mısır tarlaları, çay, üzüm bağı,
Aymaç'ı sarken sonbahar ağı..
Hazan yaprakları al Giresun'da.
---
Özlüce Deresi, Pazar suyunda,
Andaz kalesinin serin koynunda;
Şehitlik geçidi, nisan ayında..
Beyaz şal kuşanır bel Giresun'da.
---
Doğankent, Alucra, er Tirebolu,
Kırgızlar tepesi, can Anadolu;
Çanakçı, Piraziz, Aksu'nun kolu..
Vadilerden geçer yol Giresun'da.
---
Eynesil, Görele, Espiye, Güce;
Dereli'de köprü, Keşap'ta gece.
Şebinkarahisar yüceden yüce..
Dağlar arkasında dal Giresun'da.
---
Bedri Rahmi gezer fırça elinde,
Karamahmutoğlu, sazın telinde;
Hasan Ali Yücel cihan dilinde..
Destan yazanlarla kal Giresun'da.
---
Nevşehirli Şair Dr. Nedim UÇAR
Gönderen: Hikmet OKUYAR Şüsiyad Başkanı
     
     
Admin/Doğankent  
İşte bu şairlerimizden birisi
“Açılır baharda gülün çiçeğin
Nasıl methedeyim seni Giresun
Coşuyor dalında taze fındığın
Nasıl methedeyim seni Giresun”
****************************
Derken,
Yine başka bir şairimiz;
“Deniz arkadaşıdır, bulutlar yoldaşı
Enginlerde dolaşır Giresun Uşakları.
Onu böyle yücelten o eğilmez başıdır,
Kahraman ruhu taşır Giresun Uşakları.
---------------
Bora demez, kış demez fırtınada ve karda,
Sen onu görmelisin çok sevdiği çaparda.
Dalgaları elinde bir oyuncak yapar da,
Menziline ulaşır Giresun Uşakları.
---------------
Anasından dinledi henüz iki yaşında
Yiğit ninnilerini beşiğinin başında,
Kahramanca dövüştü İstiklal Savaşında
Bu şerefe yaraşır Giresun Uşakları”.
*********************************
Söyleyen:
Giresun Valisi Mustafa Yaman Feshane Giresun günleri 09.04.2010
     
     
Admin/Doğankent  
Nasıl Anlatsam Fındık Seni

Soframızda çerezimizsin
Damaklarda lezzetimizsin
Vitaminimiz, kuvvetimizsin
Nasıl anlatsam fındık seni
Yemeklerimizin yağısın
Tatlılarımızın tadısın
Baklava, çikolatamızsın
Nasıl anlatsam fındık seni
Hastalara ilaç olursun
Çok dertlere derman bulursun
Enerji verir. Doldurursun
Nasıl anlatsam fındık seni
Yemişinden kabuklarından
Ağacından, yapraklarından
Fayda gelir her tarafından
Nasıl anlatsam fındık seni
Bin bir emekle toplanırsın
Kurutulur çuvallanırsın
Uzak ellere yollanırsın
Nasıl anlatsam fındık seni
Vermezler gerçek hakkımızı
Tüccarlar kapar malımızı
Kimse dinlemez derdimizi
Nasıl anlatsam fındık seni
İsmailim selam sizlere
Emek verip üretenlere
Saygı duyarım bu ellere
Nasıl anlatsam fındık seni
24 Eylül 2007 Pazartesi

İsmail Aydoğmuş
     
     
Halil (Ersin) Aydın/Bursa - Giresun halila_22@hotmail.com  
Sen o kadar değerlisin ki sadace gece çıkan yıldızlar kadar parlak ışıl ışılsın...
Şahadet gibi dilimden esirgemedim seni
Ülküm oldun amacım oldun gayem oldun
Kaderimsin sen canımsın sen benim
Rabbim seni benden benide senden ayırmasın
İlelebet yanımda ol benim ol
Yer yüzü göremez senin gibi bir insanı daha
Emanet nasılsa bu can bizde
     
     
Turan AKBULUT/ÇAPA İSTANBUL  
VER HEPSİNİ VER
Sende neyimvarsa ver hepsini ver
İnsanlığım kalsın sana hediye
Anılarımıda ver hepisiniver
Resimlerimide doldur çantama
onlarda kalmasın ver hepsini ver
Hiç pişman değilim kendi adıma
Nefes aldığımın vardım farkına
Resimlerimide doldur çantama
Onlarda kalmasın ver hepsini ver

Vazgeçtim bu aşktan çektiğim yeter
Güzel günlerimi ver geriye ver
Ne cismim kalsın nede hatıra
Anılarımıda ver geriye ver
Hiç pişman değilim kendi adıma
Nefes aldığımın vardım farkına
Resimlerimide doldur çantama
Onlarda kalmasın ver hepsini ver
     
     
Mustafa Pir/İstanbul / Sultanbeyli  
Ağlar Gezerim
-
Adı Şadı köyü, Çatalağaç olmuştur
Göç edip gidenleri, hayal olmuştur
Kalmamış kimsesi viran olmuştur
Sazımla dertleşir, ağlar gezerim.
-
Sofralarında bulunur mısır ekmeği
Tenceresinde olur pancar yemeği
Nede kokar idi somun ekmeği
Sazımla dertleşir, ağlar gezerim.
-
Derelerinde hep çağlar, suların sesi
Zorula arıyoruz vallah herkesi.
Ne kargası kalmış ne de kuş sesi,
Sazımla dertleşir, ağlar gezerim.
-
Şadı köyü internette artık magazin
Bağrından kopanlara, vermiş hep izin
Gidin memleketi sırayla gezin.
Sazımla dertleşir, ağlar gezerim.
-
Garip Mustafa Hasretlik, bağrını delmiş
Artık var olan köyün, her yeri bitmiş.
Yaşlıları ölmüş, gençler göç etmiş
Sazımla dertleşir, ağlar gezerim
-
Mustafa PİR (Kalayço)
Sultanbeyli / İstanbul
     
     
İsmail Güvendi/İstanbul  
.
Nerde O Günler
.
Aldım selamlarını, vealeykümselam
Hüzünlendi yüreğim aha gene vesselam.
Yazar, eder durursun artık feleğe sitem.
Anlıyorum ki sende almışsın ele kalem.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Okudum şiirini dokunmuşsun az bana
Dur iki söz edeyim azıcıkta ben sana
Nerden başlasam bilmem uzak kaldın vatana
Felek aldı götürdü, seni yavru vatana
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Beraber çalışırdık senle ‘Bezci Tekstil’de
Bir kış günü sabahı birlikte geldik işten
Uzandım yatağıma çok geçmedi aradan
Dediler evi yanmış, hemen kalktım uykudan
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Her taraf beyaz olmuş kar yağmış kana kana
Baktın da ucuz yırttık, İsmail dedin bana
Nerden nereye geldik dönüpte bak arkaya
Biz artık zor gideriz bundan sonra yaylaya
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Yaylalar kucak açmaz, neyi hesap edersin
Gene depeçayırdan belki bakar dönersin
Küçük Fadime ile birde Saadet vardı
İkiside göçtüler daha kime gidersin.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Habu saatten sonra, bu İsmail neylesin
Ah emice ne diyem sanki sen görmezmisin?
Evler halgum olduya, neler hayal edersin.
Köyü, değil yayladan sitelerden gözlersin.
. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
1 Nisan 2010
.
     
     
Tuğrul Güvendi/kıbrıs tugrulguvendi@hotmail.com  
Evvelki Gibi
***
Emi dedin çağırdın da, ey mi vermedim
Yollara düştünde sanki gelmedim
Biz gurbet ellerde gün görmedik ki
Senide gurbet bitirdi aynı ben gibi
***
Derken çoluk çocuk iş başa düştü
Çocukluk köy hasreti senide aştı
Ama gel gör ayrılık hep bize düştü
Çok çektin sende yeğen, aynı ben gibi.
***
Demem şu ki yeğen deli yürektin
Hep yalnız yürüdün meydanda tektin
Ne çabuk yaşlandın, kırk beşe geldin
Sende çok ahh ettin aynı ben gibi
***
Saçlar ağarmadan bel bükülmeden
Bu can bu bedenden henüz gitmeden
Varmısın? Gel gidelim o yaylalara
Masur kucak açar eskisi gibi
***
Sabah halibeden ekmek alırız
Kahvaltıyı bakacakta yaparız
Gurban tepesinden köye bakarız
yaylalara selam, eskisi gibi
***
İsmail Güvendi yürekli yeğen
Bu emmin Tuğrul u hasrettir boğan
Üstümüze isterse kar olsun yağan
Belki top oynarız çocuklar gibi
***
Sevgili İsmail yeğene Sevgilerimle
31.03.2010 Kıbrıs
***
     
     
Tuğrul Güvendi/KIBRIS tugrulguvendi@hotmail.com  
Rahmetli galayço Mustafa Pir kardeşime
^^
Dün gece sitede şiirin okudum.
Beni yazmışsın sen yıllar önce.
İki damla yaşım akdı gizlice.
Bende unutmadım, unutamamda.
^^
Seninle köyde biz bir iz bıraktık.
Bazen asi olduk gadere çattık.
Pirelere kızdık, yorganda yaktık.
Aklımdan çıkmıyor, unutamamda.
^^
Bir yaz günü askere beraber gittik.
İskenderun da biz dam da da yattık.
Hasreti hoş gördük, kahırı yuttuk
Seni unutmak mı? Unutamamda
^^
Askerliği bitirdik görüşemeden.
Gurbet ele düştük konuşamadan.
Gençlik geçti gitti yetişemeden.
Unutulurmuki? unutamamda.
^^
Aylar yıllar sonra Beykoz a geldim.
Eşe dosta senin adresi sordum.
Yürüye yürüye yanına geldim.
O an hep aklımda unutamamda.
^^
Oturduk beraber biraz gonuştuk.
Bazen duygulandık bazen gülüştük.
Nerden bilecektik helallaşmadık.
Unutamıyorum unutamamda.
^^
Galayço yoldaşım Mustafa pir im
Anarşit lakaplım hey çilesiz im
Hakkım helal olsun sen rahat uyu
Unutulmuyorsun unutamamda.
^^
Tuğrul Güvendi 24.02.2010 Kıbrıs
     
     
Halil Güvendi/Küçükköy/İstanbul  
-Sor beni be gülüm-
Kır çiçeğim mor menekşem yayla gülüm engülüm,
Dağlarına, kıvım kıvrım yollarına deresine sor beni.
Kelebeğim çekirgem kekliğim ve bülbülüm,
Dumanına çirsesine yağmuruna çamuruna sor beni
.
Yamaçları karlı dağlar, hep üşüyen bu gönlüm,
Acı dolu hasret dolu gözyaşıma sor beni
Umutlarım ve dünüm benimde var be gülüm,
Hatırlanan geçmişimle, bilimediğin geçmişime sor beni
.
Bildiklerim kadar bilmediklerim elbette var be gülüm
Abdullah a, Alıfakıya, Pirişıha, Şıh Davut a sor beni,
Dedem ninem beni sana anlatırlar be gülüm
Anlamazsan bilemezsen, bir bilene sor beni.
.
Dedem ninem arşiv zaten, gerisine negerek var be gülüm.
Muallime, tahsildara, tapucu ve kadısına sor beni
Potinkaya halağa dimdik ayakta bizi izler be gülüm,
Dosdoli si boş madene, yaylasına sor beni.
     
     
beytullgüncaldı/  
Vatanım
Din vatan demektir.
Namus vatan demektir.
Şeref vatan demektir.
Vatan gazi demektir.
Vatan Şehit demektir.
Vatan hürriyet demektir.
Bağımsızlık vatan demektir.
Adalet vatan demektir.
Bayrak vatan demektir.
     
     
Turan AKBULUT/İSTANBUL ÇAPA http://turanakbulut28@hotmail.com 
Söylediğim sözlere
Sevdiğim darılmıyor
500 kontör var ama
Ödemeli arıyor
--------------
Derenin kenarında
Yeşilbaşlı kurbağa
Eğer seni üzersem
Çangal alda vur bağa
--------------
Yaylanın çimeninde
Deynek tekerim deynek
Beni yakıp kül eden
Alaşman gözlü zeynep
---------------
Giydin havu fistanı
Arkadan gandak eyle
Alacağım ben seni
Allahın emri ile
---------------
Giydin havu fistanı
Gel salına salına
Vermiyorlar adamı
Emsalı emsalına
     
     
ŞADIYAN/  
Bir Dost Aranıyor
&&&
Acıdan önce sevinci paylaşan
Kimsesizle ağlayıp, onunla coşan
Yıldırım hızıyla dostuna koşan
Bir dost aranıyor.
****
Mezarını değil de evini kazan
Dostunun uğruna uykusu bozulan
Uğruna can verip ondan can bulan
Bir dost aranıyor.
****
Tabuttan önce elleri tutan
Komşusu açken lokma yutmayan
Kendini kral sanıpta caka satmayan
Bir dost aranıyor.
****
Aşına zehir kattırmayan
Dalına balta vurdurmayan
Umut çiçeklerini hiç soldurmayan
Bir dost aranıyor.
****
12 Haziran 2009/Şadıyan
     

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş
Toplam : 190 mesaj
Sayfalar : 1234...10
aSgbookPHP v1.51