|
Gönderdiği Mesaj:
Yaşadıkça Şehirler çelikten, betondan elini gönlümüze bastırdıkça bunalıyoruz derinden. Farkına varmadan yaralanıyor, yaralıyoruz kalbimizi. Güneşi özleyen yüzümüzü gökyüzüne çevirdiğimizde beton binalar kesiyor yönümüzü. Pencere önlerinde demir parmaklıklar arkasına hapsettiğimiz mahzun çiçekler içimize ışık düşürmeye yetmiyor. Arım engüllerinin, sümbüllerin balkonlara kurulan tahtlarını rüzgâr çoktan savurmuş. Çocukluğunuz yayla yollarında geçmişse, şehirler sizin için daha çekilmez olacaktır. Ardından koştuğunuz günleri birer hatıra olarak anacaksınız. Oyuncakçı dükkânlarında çocukları gördükçe çamurdan, ağaçtan, demir tellerden yaptığınız oyuncakları düşünüp o uzak yılların dönülmez yollarında yeniden kaybolacaksınız. Annelerin, bir bakır bakraç içinde biriktirdiği kaymakları gizlice aşırarak, kendi dondurmanızı kendiniz yaptığınız yaz günlerini özleyeceksiniz. Akşamın karanlığı dağlardan aşağı tül gibi serilirken duvarda isi büyüyen lambanın titreyen ışığına takılan gözlerinizdeki derin duruluğu hiçbir aynada bir daha göremeyeceksiniz. Çiçekleri soluncaya kadar kokusunu, sac üstünde pişene kadar hamuru, aş için yakılan ocakların kokusunu ve hangi yaşta olsanız da annenizin elinize tutuşturduğu sıcak fetir kokularını hep hissedeceksiniz. Yaylalar cennet, sular serin ve hissedilen tek şey huzur. Patika yollardaki toprak kuru fakat çimenlerin ucuna tutulmuş, birer boncuk iriliğinde duran damlacıklar, bulutların gözyaşından başka bir şey değil. Yaylalarda ve dağlarda yazdan sonra ne fırtınalar esecek kim bilir. Biz onları yaşamadan iniyoruz zirvelerinden, kopacağız eteklerinden dağların. Bembeyaz bir örtüye kaplanacak her yer. Bir sonraki baharda yeniden dirilmek üzere toprağa çekilecek tohumlar. Aynı çiçeklermiş gibi gülümseyecekler yeniden güneşe, gökyüzüne, gözlerine değen gözlere. Dağ dağa kavuşmaz ise de insanlar dağa kavuşur. Kıyamete kadar kıyamını bozmayacak rahat bir mutluluk içindedir dağlar. Bulutlarsa annelerimizin başındaki beyaz yazma gibi durur göklere direk olmayı sürdüren dağların tepesinde…
|