Çatalağaç Köyü (şadı) Şiir -Türkü Defteri
« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş| ŞADIYAN/ | |||
|
& ARDALIK & ** Ocaklıkta ardalık Durmadan yanar durur Çıtımanda darılar Güneş çavınca gurur. ** Çırakmanda çıralar Aydınlatır sofrayı Çıraların gurumu Sarmış çıkmış bacayı. ** Yeni gaydım ateşi Üstünde darı bişer Ağzı açık kalmasın İçine gurum düşer. ** Gazandaki darılar Pişip yarılmış baştan Duman gitmiş gözüne Kör olmuş gözü yaştan. ** Darıyı birer birer Oturmuşta yemişler Selam olsun herkese Deyip varıp gitmişler… ---- 19 Ocak 2009 *şadıyan | |||
| İsmail GÜVENDİ/İstanbul | |||
|
İÇİMİZDEKİ ŞADI @ Şadı içimizde aşk, yazayım baştan İndik yollarını merdiven taştan Yolumuz gurbete döndü ilk baştan Köyüme özlemim, sevdam bu yüzden @ Ağlayarak doğduk bir kere baştan Çıkmadı bize aş, bu köyde taşdan Hasret şarkıları okuduk baştan Oraları sevmem yazmam bu yüzden @ Gurbet alnımıza yazılmış baştan Göz pınarlarımız kurumaz yaştan Ne yapsak etsekte olmadı baştan Sılaya hasretim sevdam bu yüzden. @ 14/01/09 | |||
| ŞADIYAN/ | |||
|
ZİL SESLERİ (Bazen Hüzün Bazen Mutluluk Verir Zil Sesleri) ------------ Duyuyordum zil seslerini uzaklardan Koşuyordum uçarcasına okula doğru. Öğretmen tutmuştu Ali’nin kulaklarından Ayşe, Fatma sınıfa diye bağırıyordu. +++ İçeri zilinden hiç hoşlanmıyor öğrenciler Hele bir de sözlü var dediyse öğretmen. Eğer çaldıysa ders sonu zili, sıra Ali’de iken İşte bayram başlar, bakarsın arkalarından. +++ Diğer zilleri unuttu sanmayın beni Alarm zilleri vardır birde hayatın cilvesinde. Nabzın mı yükselir, nefes mi alamazsın bilmem Ne iyi, bir can borcum var yaratana diyebilmen. +++ Demeyin, mide zilleri mi var, nedir acaba Açlıktan çalarmış, duyduğum doğruysa. Tok olanın zilleri hep bozuktur hayatta Açın halinden anlamak gerek, insanlık varsa. +++ Birde kapı zilleri vardır çalar dandin dandin Zili çalan Azrail ise kurtuluş yok, düştün eline. Benzemez ne öğrenci, ne alarm, nede mide ziline Hayatta yaptığın gider seninle bu böyle biline. --- 14 Ocak 2009 -şadıyan | |||
| SELDA PİR TURAN/ÇATALAĞAÇ | |||
|
HOCALIYA VARDIM BİRİNCİ OBUZ İŞTE ORALARDA GALDİRİK BİTER KARA KIŞA YOLLAR OLMUŞ BÜTÜN BUZ MİLLET ODUN ETMEYE OBUZDAN GİDER & BİRİNCİDEN GEÇTİM İKİNCİ OBUZ ORADA EZELTERE ÇOK BİTER EZELTERE YETER HEP GALDİRİKTEN TOKUZ MİLLET AĞACADA ORADAN GİDER & İKİNCİYİ BIRAK SIRA ÜÇÜNCÜDE CÜMLE ALEM HEP İŞİNDE GÜCÜNDE GABALAK GALDİRİK EZELTERE PEŞİNDE MİLLET TAHTAYADA ORADAN GİDER & ONDAN İLERİSİ OLUĞUN YANI BİRAZ İLERİDE BÜYÜK PUR ALTI BİRAZ DAHA YÜRÜ UZUN PUR ALTI MİLLET KELDAŞADA ORADAN GİDER & YAZ MUSTAFA YAZ YÜZÜN GÜLMEDEN HER ŞEYE KONUŞMA HADDİN BİLMEDEN ERİNDE GECİNDE BİR GÜN ÖLMEDEN KELTAŞIN DÜZÜNDE İÇMEYE GİDER --- SÖZ SAHİBİNİNDİR KALAYCI MUSTAFA PİR | |||
| ŞADIYAN/ | |||
|
ÖZLÜYORUM İŞTE **** Özlemişim köyümün kara kışını, hem de baharını, Çayırında otlayan kuzu ve oğlaklarını. Çeşmesinden içilen sularını, deresinde yüzen balıklarını, Özlemişim ben semalarında süzülen kartallarını. ** Arıyorum ocak başında kediyle uyuduğun günleri, Sabahın köründe dedemin zikir seslerini. Özlüyorum çocukluğumu, unutamadım ninemin pıtıllarını, Kör dumana yağlı ekmek verdiğim günlerimi. ** Duyamıyorum daha sabahları horoz seslerini, Karatavuklar bile okumuyor daha kendi bestesini. Alakargalar cıdıklara düşmüyor yokki mısır tanesi, İşte özlüyorum ben kekliklerin sesini ve hayat hikâyesini. ** Hani sakar öküzlerle çift sürülen tarlalar, Irgatlara kemençe çalan, zılgıt çeken üstatlar. Sanki sis sarmış gibi görünmüyor mola verip oturanlar, Özlüyorum arkadaş, istiyorum açılsın kilit vurulan kapılar. ** Diliyorum ki eşiğinde ot bitmesin insanlarımın, Bacasından duman tütsün, penceresinden ışıklar süzülsün. Ocak başında çekirgeler ötsün istiyorum, Ben köyümün insanlarını özlüyor ve yolunu gözlüyorum. **06 Ocak 2009-Şadıyan | |||
| ŞADIYAN/ | |||
|
MASUM YAVRU *** Hey turnalar,leylekler,guguk kuşları Mevsim neydi şaşırdınız mı Salkım salkım asılıyor buralarda buzlar Sıkılan kurşunlardan ürküp kaçtınız mı. *** Ne umdunuz da ne buldunuz oralarda Göçe hazırlanıyor mu masum yavrularda Hışkırık sesleri mi yükseliyor semalarında Yuvası bozulmuş masum yavrularında. *** Semalarında sanki ateş böceği dolaşıyor Nice masumların üstüne bomba düşüyor Çıkar umanlar bir bir susuyor Zorbalar, zalimler gülüp coşuyor. *** İnsanlık bumudur anlayamazlar Mazlumların sesini hiçmi duymazlar İnsanı insan yerine hiç te koymazlar İnsanlık kanıyla bunlar doymazlar. *** Masumların yarası çoktur sarılmaz Zorbaların yürekleri asla sızlamaz Kör olanlar görmez,sağırlar duymaz Zalimler zulmuyle mutlu olamaz. *** 02 Ocak 2009 şadıyan | |||
| Turan AKBULUT/İSTANBUL ÇAPA | |||
|
yaylaya gideceğim Yollara kona kona O boncuklu kolları Dola yarim boynuma. ------- Ayağımda çorabım Biri yün biri pamuk Yetişemiyom sana Çabuk gidiyon çabuk. ------- Caminin kapısında Selam verdim hocaya Onbeşe varan kızı Vereceksin kocaya. ------- Onu hocamı aldın Yoksa kocamı aldın Senin gözün körmüdü Onu gecemi aldın. ------- Kemençemin üstüne Hardama takamadım O yengemin kızına Haber anlamadım. -------- Kıratın beli yağar Ağar gidelim ağar Çık dışarı ah gülüm Sev diğim diye çağar. ------- El atını bağlamış Doruğun fidesine Adamın dolanayım Yola yürümesine. ------- Yola yolladım seni Yollar yormasın seni Anan tutsun kolundan Bize yollasın seni.28.12.2008 | |||
| Turan AKBULUT/İSTANBUL ÇAPA | |||
|
Yazı yazarım yazı Kurşun kalemi ile Haydi gidelim haydi Allahın emri ile ------- Ben ölürsem uşaklar Malı meralı satın Tabutumun üstüne Bir kız cemberi atın -------- Kestaneden yaparlar Evlerin eşiğini Allah elinden alsın Kınalı beşiğini --------- Yaylalar otlu olur Suyu kuvvetli olur Bak Allahın işine Elkızı tatlı olur ---------- Yatma yeşil çimene Uyur uyanamazsın Verme beni ellere Görür dayanamazsın ---------- Haydi gidelim haydi Ormanda yol edeli Kesti baban kapıyı Gülüm nasıl edeli. | |||
| Turan AKBULUT/İSTANBUL / ÇAPA | |||
|
Kara tavuk yuvayı Çort arasına yapar Senin gibi güzele Gülüm kim olsa bakar -------- Şu karşı ki tarlayı Gülüm kime kazdırdın Ölüyorum derdinden Beni kime yazdırdın. -------- Ne oldu gülüm sana Açılıp saçılmışsın Önce omo kokardın Parfüme karışmışsın -------- Yaylanın çimeninde Deynek tekerim deynek Beni yakıp kül eden Alaşman gözlü zeynep. | |||
| SELDA PİR/ | |||
|
ŞİİR BABAM GALAYÇI MUSTAFA PİR'E AİT ******* ORMANLARDA TEKEBIZLIK KILDIĞIM GÜNLERİ İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM KARA LASTİK YAMALI DONLA GEZDİĞİMİ İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM.. ----- SACTA PİŞEN PITIL EKMEĞİNİ. EKŞİ GÜVERTMEYLE DARU EKMEĞİNİ. ARKADAŞA KAFADAR KİLİDE ÇECİK DEDIĞİMİ İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ----- İNEK YAYARKEN ÇAĞIRDIĞIM TÜRKÜLERİ SAPINI KIRDIGIM GIREBILERİ OYNADIGIMIZ GODİRELERİ İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ------ KEŞİK KEŞİK KAŞIKLADIĞIMIZ YARMA ÇORBASINI.. DARU EKMEĞİ İLE PANCAR ÇORBASINI GUZİNEYE ATIP ISINDIMIZ GÜRGEN YONGASINI İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ----- KORKUDAN EVE GELMEYİP MEREKTE YATTIĞIMI SIRTIMDA GÜNLERCE GÜLLÜK TAŞIDIĞIMI DAĞLARDA AYLARCA DEFİNE ARADIĞIMI İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ----- DÜĞÜNLERDE ÇALDIĞIM BAĞLAMAYI BİR BÜYÜK RAKIYLA OSMAN DAYIYI DOSTLARIMLA GEZDİĞİM YAYLAYI İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ----- BERABERCE OYNADIGIMIZ HORONLARI GÜN GÖRMESİN BİZLERİ AYIRANLARI ŞİMDİ NERDE KALDI YAREN YOLDAŞLAR İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ------ TERKETTİM KÖYÜMÜ GELDİM ŞEHİRE ÇOK ANILAR BIRAKMIŞIM GERİDE REMZİLER TUĞRULLAR CEVDETLER MEMETLERİDE İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM ------ | |||
| şadıyan/ | |||
|
SÖNEN UMUTLAR < & > Yine söndü umutlar ve hayaller, Uğurlandı gencecik bedenler, yandı yürekler. Ersiz kalan gelinler, babasız bebekler, Türkiye’m arkanızda hem de melekler. <<< Yüreğine taş basan analar, bacılar, Oğulsuz kalan nice babalar, Beni de askere alın diyen nice gardaşlar Bu millet sizi gururla, minnetle anar. <<< Canımız yanmasın, içimiz acımasın, Şehidime duacıyım bana kızmasın. Babasız evlatlar aman sahipsiz kalmasın, Mehmetçiğime kıyanlar murad almasın. <<< Uğurlar olsun ey şehidim sana, Uğruna can verilen ey toprak ana Şehidimi kucaklayıp ta sar bağrına Hakkını helal et Mehmet’im, helal et bana. 04/10/2008-şadıyan | |||
| şadıyan/ | |||
|
BİR DAHA Bir bayram sabahı daha doğmuştu üstümüze, Saf tutulmuştu, camilerde namaz ve dua için. Kılınıp ta namaz eller kalkmıştı semaya, Sıhhat için, sağlık için, bir daha kavuşmak için. -- İşte tam sıra gelmişti bayramlaşmaya, Oruç tutanla tutmayan fark etmezdi tokalaşmak için. Ama bir de gör ki küskünler yanaşmıyor tokalaşmaya, Allah için, insanlık için, barış için. -- Ama şunu söylemek istiyorum hepinize, ,Elini tutmayacağım oruç tutmayanın bir daha ki bayramda. Tabiî ki yapılan her ibadet kendinize, Ama ulu orta olmasın, gizli olsun yaptığınız da. -- Tutmayacağım tabutunun ucundan, Namazı yoksa orucu yoksa hele vicdanı yoksa. Şahitlik etmeyeceğim iyi diye dilinde yalan olanların. Hakkımı helal etmeyeceğim iftirası varsa, haksızlık yaptıysa. -- Mezar başına uğramayacağım şunların, Gıybeti varsa, dedi-koducu ise ve haram yemişse. Kılmayacağım namazını Allah’a, kitaba küfredenlerin, Anmayacağım adını kendini bilmeyen, başkasını hor görenlerin. & şadıyan-02 Ekim 2008 & | |||
| İsmail GÜVENDİ/GOP/İST | |||
|
Neçağre . Bir ömür harcadım uzak diyarda Anılarım gizli ulu Mevla’da Gurbet esir aldı arzularımı Gönülden ağlarım ilaç ne fayda . Candan sevenlere gönlüm mesire Birde selam olsun o sağdık yâre Çekilmeden çile ömür biter mi? Ağlamak faydasız gülmek neçağre . Kanar yüreklerim akar sel olur Taşar duygularım yanar kor olur Her gün edilir mi ah ile dostluk Sıladan hasretlik duygulu olur . alıntı değildir | |||
| hıbar/ist | |||
|
Bir hüzün bestesi kulaklarımda inliyor Söyleyin bana feryadımı kim dinliyor Dostlarım, ah dostlarım nerdesiniz hani? Neden bu ıstırabım dinmiyor? **** Yaşıyoruz işte yaşıyoruz iki lokma aş ile Ağarmış saçlar, yıpranmış bir yürek ve akılsız bir baş ile Malım, mülküm, kayıp dostlarım ve bitmiş gençliğim... Hepsi yalan, bir gün biz de gideriz yalnız iki metre kumaş ile *** Beni affet ömrüm, seni hep yele savurdum Dövündüm, ah ettim, başımı taşlara vurdum Ama ne fayda gelmedi giden, değişmedi olan Sonunda bir kabristanın bir kuytusunda durdum | |||
| Mustafa Pirdal.(Bayram)/Pendik istanbul | |||
|
UNUTMA Gülleri unutma dikenli diye. Köyünü unutma çileli diye Kısmette bu kalmış bize hediye Aslını unutup gitme ne olur. ******************** Yakınların birer birer göçüp gidiyor Göz görmüyor ama gönül özlüyor Fırsat bulup gelemeyenlerin içi sızlıyor Bir çare düşünüp gelsen ne olur. ************************ Gurbetin çilesi küpü doldurmaz Hasreti bilmeyen bir insan olmaz. Bunlar bir öğüttür bir tarafa yaz Yollara düşüpte gelsen ne olur. ********************** Yüreğinizden sevgi yüzünüzden gülücük eksik olmasın sevgi ve saygılarımla. | |||
| esrefinoglu-barış/İstanbul | |||
|
Gündüzleri Görünmeyişim Bu Yüzden Baba Düştüm denizlere yinede sarılmadım yılana Boğulmalarım bu yüzden baba Öfke kustum midem bulunmadı hayattan Kin tutmalarım bu yüzden baba - Kalemim kağıda bulaşmadan yazdı Buselere dokunamayışım bu yüzden Ateş çemberine koydular bir akrep misali Kendimi sokmalarım bu yüzden baba - Bir kovan arı gibi soktular yine beni Polen olamayışım bu yüzden baba Kim yaralı,kim gazi, kimdi ölü? Ne işi vardı kaderimin Alnımdan başka yerlerde Kalbimin ağrıması bu yüzden baba - Hasta yoktu derman vardı Tabib olamayışım bu yüzden Ağaç oldum dallarımı kırdılar Tutunamayışım bu yüzden baba - Yeter baba yeter anlatmıyorum Annemin ağlamaları da bu yüzden Gülmek gülden türemiş Benimse gülmelerimin nesli tükenmiş Çoğalamayışım bu yüzden baba - Baba bana deniz ol, hepsi ol sen ol Ama benim gibi yok olma baba… - Gönderen: Eşrefin oğlu | |||
| Ceyhun Karahan/ | |||
|
Gönül ister hep öyle kal Düşünme hiç haber sorma Gönül ister yanımda kal Arama hiç merak etme --------- Karışma sen işime düşümde kal Söylemedim kimselere Bir laf etmedim Senin için senin için --------- Üzülmedim,üzülemem Sen benimsin sevgilimsin Düşümdesin gecemdesin Her çığlıkta içimdesin --------- Susar benimde yüreğim Konuşur yerine gözlerim Sen yinede ağlama bebeğim Ben istemedim --------- Senin aşk dediğin Demek ki buymuş sevdiğim Özlemeyecekmisin istemeyecekmisin Sorma beni,kahrımdan öleceğim | |||
| Seyit Güvendi/ | |||
|
Sarı fistanlı gelin, Öğöz böğöz aşarsın. Yitürdünmü yarini, Acap sen ne ararsın. ---- Sarı fistanlı gelin, Arkasına bakmasın. Söle gavur gocana, Çırakmanı yakmasın. | |||
| Mustafa Pirdal(Bayram)/Pendik İstanbul. | |||
|
MEYDAN At ölür meydanı kalır. Yiğit ölür namı kalır. Sahipsiz meydan boş olur. Boş meydandan toz savrulur. ********************* Rüzgar sağdan soldan eser. Herkes ayrı telden ahkam keser. Ne sanat kalır ne eser. Herkes bildiği sözü savurur. ********************* Kimi ismsiz saklanır. Kimi fırsatı ganimet bulur. Ne söz kalır ne latife. Meydan tozan bir düz olur. | |||