Çatalağaç Köyü (şadı) Şiir -Türkü Defteri

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş
Toplam : 179 mesaj
Sayfalar : 123456...9
     
ŞADIYAN/  
& ARDALIK &
**
Ocaklıkta ardalık
Durmadan yanar durur
Çıtımanda darılar
Güneş çavınca gurur.
**
Çırakmanda çıralar
Aydınlatır sofrayı
Çıraların gurumu
Sarmış çıkmış bacayı.
**
Yeni gaydım ateşi
Üstünde darı bişer
Ağzı açık kalmasın
İçine gurum düşer.
**
Gazandaki darılar
Pişip yarılmış baştan
Duman gitmiş gözüne
Kör olmuş gözü yaştan.
**
Darıyı birer birer
Oturmuşta yemişler
Selam olsun herkese
Deyip varıp gitmişler…
----
19 Ocak 2009 *şadıyan
     
     
İsmail GÜVENDİ/İstanbul  
İÇİMİZDEKİ ŞADI
@
Şadı içimizde aşk, yazayım baştan
İndik yollarını merdiven taştan
Yolumuz gurbete döndü ilk baştan
Köyüme özlemim, sevdam bu yüzden
@
Ağlayarak doğduk bir kere baştan
Çıkmadı bize aş, bu köyde taşdan
Hasret şarkıları okuduk baştan
Oraları sevmem yazmam bu yüzden
@
Gurbet alnımıza yazılmış baştan
Göz pınarlarımız kurumaz yaştan
Ne yapsak etsekte olmadı baştan
Sılaya hasretim sevdam bu yüzden.
@
14/01/09
     
     
ŞADIYAN/  
ZİL SESLERİ
(Bazen Hüzün Bazen Mutluluk Verir Zil Sesleri)
------------
Duyuyordum zil seslerini uzaklardan
Koşuyordum uçarcasına okula doğru.
Öğretmen tutmuştu Ali’nin kulaklarından
Ayşe, Fatma sınıfa diye bağırıyordu.
+++
İçeri zilinden hiç hoşlanmıyor öğrenciler
Hele bir de sözlü var dediyse öğretmen.
Eğer çaldıysa ders sonu zili, sıra Ali’de iken
İşte bayram başlar, bakarsın arkalarından.
+++
Diğer zilleri unuttu sanmayın beni
Alarm zilleri vardır birde hayatın cilvesinde.
Nabzın mı yükselir, nefes mi alamazsın bilmem
Ne iyi, bir can borcum var yaratana diyebilmen.
+++
Demeyin, mide zilleri mi var, nedir acaba
Açlıktan çalarmış, duyduğum doğruysa.
Tok olanın zilleri hep bozuktur hayatta
Açın halinden anlamak gerek, insanlık varsa.
+++
Birde kapı zilleri vardır çalar dandin dandin
Zili çalan Azrail ise kurtuluş yok, düştün eline.
Benzemez ne öğrenci, ne alarm, nede mide ziline
Hayatta yaptığın gider seninle bu böyle biline.
---
14 Ocak 2009 -şadıyan
     
     
SELDA PİR TURAN/ÇATALAĞAÇ  
HOCALIYA VARDIM BİRİNCİ OBUZ
İŞTE ORALARDA GALDİRİK BİTER
KARA KIŞA YOLLAR OLMUŞ BÜTÜN BUZ
MİLLET ODUN ETMEYE OBUZDAN GİDER
&
BİRİNCİDEN GEÇTİM İKİNCİ OBUZ
ORADA EZELTERE ÇOK BİTER
EZELTERE YETER HEP GALDİRİKTEN TOKUZ
MİLLET AĞACADA ORADAN GİDER
&
İKİNCİYİ BIRAK SIRA ÜÇÜNCÜDE
CÜMLE ALEM HEP İŞİNDE GÜCÜNDE
GABALAK GALDİRİK EZELTERE PEŞİNDE
MİLLET TAHTAYADA ORADAN GİDER
&
ONDAN İLERİSİ OLUĞUN YANI
BİRAZ İLERİDE BÜYÜK PUR ALTI
BİRAZ DAHA YÜRÜ UZUN PUR ALTI
MİLLET KELDAŞADA ORADAN GİDER
&
YAZ MUSTAFA YAZ YÜZÜN GÜLMEDEN
HER ŞEYE KONUŞMA HADDİN BİLMEDEN
ERİNDE GECİNDE BİR GÜN ÖLMEDEN
KELTAŞIN DÜZÜNDE İÇMEYE GİDER
---
SÖZ SAHİBİNİNDİR KALAYCI MUSTAFA PİR
     
     
ŞADIYAN/  
ÖZLÜYORUM İŞTE
****
Özlemişim köyümün kara kışını, hem de baharını,
Çayırında otlayan kuzu ve oğlaklarını.
Çeşmesinden içilen sularını, deresinde yüzen balıklarını,
Özlemişim ben semalarında süzülen kartallarını.
**
Arıyorum ocak başında kediyle uyuduğun günleri,
Sabahın köründe dedemin zikir seslerini.
Özlüyorum çocukluğumu, unutamadım ninemin pıtıllarını,
Kör dumana yağlı ekmek verdiğim günlerimi.
**
Duyamıyorum daha sabahları horoz seslerini,
Karatavuklar bile okumuyor daha kendi bestesini.
Alakargalar cıdıklara düşmüyor yokki mısır tanesi,
İşte özlüyorum ben kekliklerin sesini ve hayat hikâyesini.
**
Hani sakar öküzlerle çift sürülen tarlalar,
Irgatlara kemençe çalan, zılgıt çeken üstatlar.
Sanki sis sarmış gibi görünmüyor mola verip oturanlar,
Özlüyorum arkadaş, istiyorum açılsın kilit vurulan kapılar.
**
Diliyorum ki eşiğinde ot bitmesin insanlarımın,
Bacasından duman tütsün, penceresinden ışıklar süzülsün.
Ocak başında çekirgeler ötsün istiyorum,
Ben köyümün insanlarını özlüyor ve yolunu gözlüyorum.
**06 Ocak 2009-Şadıyan
     
     
ŞADIYAN/  
MASUM YAVRU
***
Hey turnalar,leylekler,guguk kuşları
Mevsim neydi şaşırdınız mı
Salkım salkım asılıyor buralarda buzlar
Sıkılan kurşunlardan ürküp kaçtınız mı.
***
Ne umdunuz da ne buldunuz oralarda
Göçe hazırlanıyor mu masum yavrularda
Hışkırık sesleri mi yükseliyor semalarında
Yuvası bozulmuş masum yavrularında.
***
Semalarında sanki ateş böceği dolaşıyor
Nice masumların üstüne bomba düşüyor
Çıkar umanlar bir bir susuyor
Zorbalar, zalimler gülüp coşuyor.
***
İnsanlık bumudur anlayamazlar
Mazlumların sesini hiçmi duymazlar
İnsanı insan yerine hiç te koymazlar
İnsanlık kanıyla bunlar doymazlar.
***
Masumların yarası çoktur sarılmaz
Zorbaların yürekleri asla sızlamaz
Kör olanlar görmez,sağırlar duymaz
Zalimler zulmuyle mutlu olamaz.
***
02 Ocak 2009
şadıyan
     
     
Turan AKBULUT/İSTANBUL ÇAPA  
yaylaya gideceğim
Yollara kona kona
O boncuklu kolları
Dola yarim boynuma.
-------
Ayağımda çorabım
Biri yün biri pamuk
Yetişemiyom sana
Çabuk gidiyon çabuk.
-------
Caminin kapısında
Selam verdim hocaya
Onbeşe varan kızı
Vereceksin kocaya.
-------
Onu hocamı aldın
Yoksa kocamı aldın
Senin gözün körmüdü
Onu gecemi aldın.
-------
Kemençemin üstüne
Hardama takamadım
O yengemin kızına
Haber anlamadım.
--------
Kıratın beli yağar
Ağar gidelim ağar
Çık dışarı ah gülüm
Sev diğim diye çağar.
-------
El atını bağlamış
Doruğun fidesine
Adamın dolanayım
Yola yürümesine.
-------
Yola yolladım seni
Yollar yormasın seni
Anan tutsun kolundan
Bize yollasın seni.28.12.2008
     
     
Turan AKBULUT/İSTANBUL ÇAPA  
Yazı yazarım yazı
Kurşun kalemi ile
Haydi gidelim haydi
Allahın emri ile
-------
Ben ölürsem uşaklar
Malı meralı satın
Tabutumun üstüne
Bir kız cemberi atın
--------
Kestaneden yaparlar
Evlerin eşiğini
Allah elinden alsın
Kınalı beşiğini
---------
Yaylalar otlu olur
Suyu kuvvetli olur
Bak Allahın işine
Elkızı tatlı olur
----------
Yatma yeşil çimene
Uyur uyanamazsın
Verme beni ellere
Görür dayanamazsın
----------
Haydi gidelim haydi
Ormanda yol edeli
Kesti baban kapıyı
Gülüm nasıl edeli.
     
     
Turan AKBULUT/İSTANBUL / ÇAPA  

Kara tavuk yuvayı
Çort arasına yapar
Senin gibi güzele
Gülüm kim olsa bakar
--------
Şu karşı ki tarlayı
Gülüm kime kazdırdın
Ölüyorum derdinden
Beni kime yazdırdın.
--------
Ne oldu gülüm sana
Açılıp saçılmışsın
Önce omo kokardın
Parfüme karışmışsın
--------
Yaylanın çimeninde
Deynek tekerim deynek
Beni yakıp kül eden
Alaşman gözlü zeynep.

     
     
SELDA PİR/  
ŞİİR BABAM GALAYÇI MUSTAFA PİR'E AİT
*******
ORMANLARDA TEKEBIZLIK KILDIĞIM GÜNLERİ
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
KARA LASTİK YAMALI DONLA GEZDİĞİMİ
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM..
-----
SACTA PİŞEN PITIL EKMEĞİNİ.
EKŞİ GÜVERTMEYLE DARU EKMEĞİNİ.
ARKADAŞA KAFADAR KİLİDE ÇECİK DEDIĞİMİ
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
-----
İNEK YAYARKEN ÇAĞIRDIĞIM TÜRKÜLERİ
SAPINI KIRDIGIM GIREBILERİ
OYNADIGIMIZ GODİRELERİ
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
------
KEŞİK KEŞİK KAŞIKLADIĞIMIZ YARMA ÇORBASINI..
DARU EKMEĞİ İLE PANCAR ÇORBASINI
GUZİNEYE ATIP ISINDIMIZ GÜRGEN YONGASINI
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
-----
KORKUDAN EVE GELMEYİP MEREKTE YATTIĞIMI
SIRTIMDA GÜNLERCE GÜLLÜK TAŞIDIĞIMI
DAĞLARDA AYLARCA DEFİNE ARADIĞIMI
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
-----
DÜĞÜNLERDE ÇALDIĞIM BAĞLAMAYI
BİR BÜYÜK RAKIYLA OSMAN DAYIYI
DOSTLARIMLA GEZDİĞİM YAYLAYI
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
-----
BERABERCE OYNADIGIMIZ HORONLARI
GÜN GÖRMESİN BİZLERİ AYIRANLARI
ŞİMDİ NERDE KALDI YAREN YOLDAŞLAR
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
------
TERKETTİM KÖYÜMÜ GELDİM ŞEHİRE
ÇOK ANILAR BIRAKMIŞIM GERİDE
REMZİLER TUĞRULLAR CEVDETLER MEMETLERİDE
İSTANBULA GELDİM UNUTAMADIM
------
     
     
şadıyan/  
SÖNEN UMUTLAR
< & >
Yine söndü umutlar ve hayaller,
Uğurlandı gencecik bedenler, yandı yürekler.
Ersiz kalan gelinler, babasız bebekler,
Türkiye’m arkanızda hem de melekler.
<<<
Yüreğine taş basan analar, bacılar,
Oğulsuz kalan nice babalar,
Beni de askere alın diyen nice gardaşlar
Bu millet sizi gururla, minnetle anar.
<<<
Canımız yanmasın, içimiz acımasın,
Şehidime duacıyım bana kızmasın.
Babasız evlatlar aman sahipsiz kalmasın,
Mehmetçiğime kıyanlar murad almasın.
<<<
Uğurlar olsun ey şehidim sana,
Uğruna can verilen ey toprak ana
Şehidimi kucaklayıp ta sar bağrına
Hakkını helal et Mehmet’im, helal et bana.
04/10/2008-şadıyan
     
     
şadıyan/  
BİR DAHA
Bir bayram sabahı daha doğmuştu üstümüze,
Saf tutulmuştu, camilerde namaz ve dua için.
Kılınıp ta namaz eller kalkmıştı semaya,
Sıhhat için, sağlık için, bir daha kavuşmak için.
--
İşte tam sıra gelmişti bayramlaşmaya,
Oruç tutanla tutmayan fark etmezdi tokalaşmak için.
Ama bir de gör ki küskünler yanaşmıyor tokalaşmaya,
Allah için, insanlık için, barış için.
--
Ama şunu söylemek istiyorum hepinize,
,Elini tutmayacağım oruç tutmayanın bir daha ki bayramda.
Tabiî ki yapılan her ibadet kendinize,
Ama ulu orta olmasın, gizli olsun yaptığınız da.
--
Tutmayacağım tabutunun ucundan,
Namazı yoksa orucu yoksa hele vicdanı yoksa.
Şahitlik etmeyeceğim iyi diye dilinde yalan olanların.
Hakkımı helal etmeyeceğim iftirası varsa, haksızlık yaptıysa.
--
Mezar başına uğramayacağım şunların,
Gıybeti varsa, dedi-koducu ise ve haram yemişse.
Kılmayacağım namazını Allah’a, kitaba küfredenlerin,
Anmayacağım adını kendini bilmeyen, başkasını hor görenlerin.
& şadıyan-02 Ekim 2008 &
     
     
İsmail GÜVENDİ/GOP/İST  
Neçağre
.
Bir ömür harcadım uzak diyarda
Anılarım gizli ulu Mevla’da
Gurbet esir aldı arzularımı
Gönülden ağlarım ilaç ne fayda
.
Candan sevenlere gönlüm mesire
Birde selam olsun o sağdık yâre
Çekilmeden çile ömür biter mi?
Ağlamak faydasız gülmek neçağre
.
Kanar yüreklerim akar sel olur
Taşar duygularım yanar kor olur
Her gün edilir mi ah ile dostluk
Sıladan hasretlik duygulu olur
.
alıntı değildir
     
     
halil (Ersin)/Giresun/Bursa halila_22@hotmail.com  
Yazmakla çizmekle kapanmaz yaralar
Eline kalemi alan ortalığı karalar
Ve bir şey yapmış gibi kendini paralar
Her şey boş her şey hikaye
Gezersen görürsün ömrünün sonunu
Öğrenemediniz gitti Halil' in huyunu
Deve bile akıllı uzatmaz heryere boyunu
Her şey boş her şey yalan
Uzak olsada bürünsede ormanına karlar
Korksun senden içimizdeki hain düşmanlar
Yüzümüz akiken olmasın kara
Durmadan kanıyor içimizdeki yara
Bir gün elbet düşecek pusuya
Dostlar...vermeyecegiz kiseye bir karış toprak
Arşın arşın karış karış gezmelisiniz köyümüzü
Alacağız biz bise pusu kuranlardan öcümüzü
Vuracağız bu uğurda belki ölücez ama,
Sonunda ne olsada tutacağız sözümüzü
Esma_ül Hüsna biliyor amacımızı gayemizi
Bir gün olsada çökertecek hain payenizi
Herkes merak ediyor ilginç hikayenizi
Ayaktayız ve uyumuyoruz bilesiniz
Bu uğurda bilsem de yaşamadan öleceğimi
Biliyorum götüreceğim dört metre kefen bezini
Göremezsemde ömrümün kışını yazını
Ayaktayız ve uyumuyoruz bilesiniz
     
     
hıbar/ist  
Bir hüzün bestesi kulaklarımda inliyor
Söyleyin bana feryadımı kim dinliyor
Dostlarım, ah dostlarım nerdesiniz hani?
Neden bu ıstırabım dinmiyor?
****
Yaşıyoruz işte yaşıyoruz iki lokma aş ile
Ağarmış saçlar, yıpranmış bir yürek ve akılsız bir baş ile
Malım, mülküm, kayıp dostlarım ve bitmiş gençliğim...
Hepsi yalan, bir gün biz de gideriz yalnız iki metre kumaş ile
***
Beni affet ömrüm, seni hep yele savurdum
Dövündüm, ah ettim, başımı taşlara vurdum
Ama ne fayda gelmedi giden, değişmedi olan
Sonunda bir kabristanın bir kuytusunda durdum
     
     
Mustafa Pirdal.(Bayram)/Pendik istanbul  
UNUTMA
Gülleri unutma dikenli diye.
Köyünü unutma çileli diye
Kısmette bu kalmış bize hediye
Aslını unutup gitme ne olur.
********************
Yakınların birer birer göçüp gidiyor
Göz görmüyor ama gönül özlüyor
Fırsat bulup gelemeyenlerin içi sızlıyor
Bir çare düşünüp gelsen ne olur.
************************
Gurbetin çilesi küpü doldurmaz
Hasreti bilmeyen bir insan olmaz.
Bunlar bir öğüttür bir tarafa yaz
Yollara düşüpte gelsen ne olur.
**********************
Yüreğinizden sevgi yüzünüzden gülücük eksik olmasın sevgi ve saygılarımla.
     
     
esrefinoglu-barış/İstanbul  
Gündüzleri Görünmeyişim Bu Yüzden Baba
Düştüm denizlere yinede sarılmadım yılana
Boğulmalarım bu yüzden baba
Öfke kustum midem bulunmadı hayattan
Kin tutmalarım bu yüzden baba
-
Kalemim kağıda bulaşmadan yazdı
Buselere dokunamayışım bu yüzden
Ateş çemberine koydular bir akrep misali
Kendimi sokmalarım bu yüzden baba
-
Bir kovan arı gibi soktular yine beni
Polen olamayışım bu yüzden baba
Kim yaralı,kim gazi, kimdi ölü?
Ne işi vardı kaderimin
Alnımdan başka yerlerde
Kalbimin ağrıması bu yüzden baba
-
Hasta yoktu derman vardı
Tabib olamayışım bu yüzden
Ağaç oldum dallarımı kırdılar
Tutunamayışım bu yüzden baba
-
Yeter baba yeter anlatmıyorum
Annemin ağlamaları da bu yüzden
Gülmek gülden türemiş
Benimse gülmelerimin nesli tükenmiş
Çoğalamayışım bu yüzden baba
-
Baba bana deniz ol, hepsi ol sen ol
Ama benim gibi yok olma baba…
-
Gönderen: Eşrefin oğlu


     
     
Ceyhun Karahan/  
Gönül ister hep öyle kal
Düşünme hiç haber sorma
Gönül ister yanımda kal
Arama hiç merak etme
---------
Karışma sen işime düşümde kal
Söylemedim kimselere
Bir laf etmedim
Senin için senin için
---------
Üzülmedim,üzülemem
Sen benimsin sevgilimsin
Düşümdesin gecemdesin
Her çığlıkta içimdesin
---------
Susar benimde yüreğim
Konuşur yerine gözlerim
Sen yinede ağlama bebeğim
Ben istemedim
---------
Senin aşk dediğin
Demek ki buymuş sevdiğim
Özlemeyecekmisin istemeyecekmisin
Sorma beni,kahrımdan öleceğim
     
     
Seyit Güvendi/  
Sarı fistanlı gelin,
Öğöz böğöz aşarsın.
Yitürdünmü yarini,
Acap sen ne ararsın.
----
Sarı fistanlı gelin,
Arkasına bakmasın.
Söle gavur gocana,
Çırakmanı yakmasın.
     
     
Mustafa Pirdal(Bayram)/Pendik İstanbul.  
MEYDAN
At ölür meydanı kalır.
Yiğit ölür namı kalır.
Sahipsiz meydan boş olur.
Boş meydandan toz savrulur.
*********************
Rüzgar sağdan soldan eser.
Herkes ayrı telden ahkam keser.
Ne sanat kalır ne eser.
Herkes bildiği sözü savurur.
*********************
Kimi ismsiz saklanır.
Kimi fırsatı ganimet bulur.
Ne söz kalır ne latife.
Meydan tozan bir düz olur.
     

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş
Toplam : 179 mesaj
Sayfalar : 123456...9
aSgbookPHP v1.51