Çatalağaç Köyü (şadı) Hikaye-Anı Defteri
« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş| Admin/Doğankent /Giresun | |||
|
ANI İlk Okula ilk başladığımız günlerdi Öğretmen tahtaya bir şeyler yazdı ve defterimize yazmamızı istedi. sınıflar kalabalıktı ona rağmen birinci sınıflar ikişerli oturuyorduk. Bekdeşgilin Hacı ile beraber oturuyorduk. Hacı tahtaya bakıp yazma yerine bana bakıp yazıyordu, bende onu ittim düştü ve kolu çıktı.İ smet hoca kulağımı ovuşturarak ne yaptın Halil? Dedi ve ben korkudan sesimi bile çıkaramadım. Hacıyı, Hasan Güzel ile köye gönderdiler, doktora gitmek nerde, köyün kırık çıkı doktoru gibi idi Talip eniştem, kolu yerine getirdi ve bir hafta sonra Hacı tekrar okula geldi ilk okul bitene kadar hep beraber oturduk. Kaynak: Halil Güvendi | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Geçmişten bir anı Emine Tahsin ve ben beraber çobandık. Bir gün göl deresine doğru götürdük koyunları ve çaygara başından geri döndük. Koyunlarımızı göl deresine düze aşağı saldık peşlerinden gelirken bizi taşlamaya başladılar. Dağdayız sığınacak yer yok. Hemen bir yaykın ağacına çıktık. Emine ağaca tırmanamayınca çıkabildiği yere kendini İple ağaca bağlamıştı. Oradan nasıl gelip gittiğimizi hatırlamıyorum. Ama akşam koyunlarımın eksik olduğunu da hatırlamıyorum. Göl deresine gittiğimize annelerimiz inanmamışlardı çünkü çocuktuk da ondan. Tahsin kaçarken belpıcağını düşürmüştü. O gece dağda bel pıcağını bulunca oralara gidebildiğimize ancak inanmışlardı. Kaynak: Halil Güvendi | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Söyle Ben Yazayım da Ödeşelim Bir gün Rahmetli mürselo Mehmet amca doktora gider ve başlar doktora şikayetlerini anlatmaya. O anlattıkça doktor reçetesini doldurmaya başlar. Muayene bittikten sonra reçeteyi Mehmet amcaya uzatır ve Mehmet amca kapıya doğru yöneldiği zaman doktor: Amca muayene parası vermediniz der. Mehmet amca da: Oğlum sen beni muayene etmedin ki ben söyledim sen yazdın. Eğer muayene böyle oluyorsa sen söyle ben yazayım da ödeşelim. Kaynak: Emine Özden | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Vallaha Ben Çay İçmem Yazın Fındık bahçesinde çalışıp eve gelen ev halkı akşam yemeğini yer. Evin gelini bulaşıkları yıkadıktan sonra soluklanmaya fırsat kalmadan Kaynata geline , gelin kalk bir çay demlede içelim der. Gelinin çay demlemeye hali kalmamıştır. Gelin Kaynataya şöyle seslenişte bulunur. Baba vallaha ben çay içmem.. | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
10.000 Lirayı Gördü Vatandaşın biri ineğini satmak için pazara götürür. Sabahleyin inek ahırdayken İneğin gözü önünde 10.000 lirayı sayıp cebine koyar. Pazarda ineği 12.000 liraya satmak isteyen adama derlerki bu inek 12.000 lira etmez. Adam yemin eder Vallahi de Billahi de bu inek sabahleyin 10.000 lirayı gördü. Kaynak: Semerkand Takvimi | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Eğer Kişi Akıllı ve çalışkan ise takdiret. Akıllı değil çalışkan ise dikkat et. Akıllı olupta tembel ise ikaz et. Hem akılsız hemde tembel ise ihraç et. Kaynak. Emin EFE | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Evlat Bayan beyine seslenir, bak adam babana yakışır evlat değilsin. Bey neden o diye hanımına sorar. Hanımı cevap verir baban beş hanım almış. Sen hala birisi ile duruyorsun der. Bey şu cevabı verir. Babam hanımları öldüğü için evleniyordu. Sen ölmüyorsun ki evleneyim. Kaynak: Ali Aracı | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Köylüler Askerliğini bitirip gelen Mehmete Ora Mehmet askerliği ne çabuk bütürdün derler, Mehmet de Ula biz bu askerliği pitirme pitirdik ama askerlikte bizi pitirdi der. Kaynak: Necati Tekin | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Grevdeyim Yıllar sonra sokakta karşılaşan iki arkadaş derin sohbete dalarlar. Sohbeti koyulaştırırken biri diğerine, konuşmanın tam kıvamında nerede çalışıyorsun diye sorar. Diğeri arkdaşıda gayet sakin cevap verir, çalışmıyorum. Diğeri neden çalışmıyorsun dediğinde ise, grevdeyim diye cevap verir. Diğeri ne zamandan beri grevdesin dediğinde, cevaben sekiz seneden beri der. Arkadaşı bu nasıl grev dediğinde, şu cevabı verir. iş yerim kapandığı için grevdeyim. | |||
| Admin/Çatalağaç/Doğankent | |||
|
Reyini Bize Ver Akif bir gün kahve yanda dombalo Tufana bu seçimlerde reyini bizim partiye ver demiş. Dombalo Akif çık kahvenin üstüne aşağı atla sana bir şey olmasa söz reyim oyumu sizin partiye veririm demiş. Akife dönerek bak Akif Menderes yıldızlardan düştü bir şey olamadı. Reyimi ona vermeyenimde kime verim demiş.16.02.2008 Kaynak: Şevket Güvendi | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Bu Ayaklar Çok Çekti. Adam yatarken yastığı ayağının altına, taşı kafasının altına koymuş. Bunun nedenini sorduklarında, Bu ayaklar, bu kafanın yüzünden çok çekti. Onun için böyle değer veriyorum demiş. 30.09.2008 Kaynak: Durmuş Güvendi | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Köyde bir ihtiyar yalancı şahitlik yapmaya mahkemeye gelmiş. Gelirken şahitlik yapacağı kişinin tarlasından ayağının altına ayakkabısına toprak koymuş. Hakim şahide sormuş; tarla bu adamın mı? Şahit ayağını yere vurarak bu toprak vallaha bu adamın diye cevap vermiş. Hakim bir daha sormuş. Tarla bu adamın mı? Şahit ayağını yere vurarak valla hâkimim bu toprak bu adamın demiş. Hakimin dikkatini çekmiş; adamın ayağını yere vurması, bakın bakalım bu adamın ayağının altında ne var? İki de bir ayağını yere vuruyor demiş. Bakmışlar ki ayakkabının içinde toprak dolu. Hakim anlamış ki yalancı şahit. Salonda dışarı atmış ve şahitliğini geçersiz saymış. | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Telefonum Kontor Kaçırıyi Servet Kudu acele olarak Muhiddin Pir'in iş yerine girer. Muhiddin habu telefonuma bak der. Muhiddin Pir, ora Servet telefonuna ne oldu diye sorunca, Servet herhalde telefonum kontör kaçıriyi der. Kaynak: Servet Kudu | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
Evi Sen Süpür Eve yeni gelin gelmiş. Kaynana ile kaynata ellerinde süpürke tartışmaya başlamışlar. Kaynana dermiş evi ben süpüreceğim, kaynata demiş evi ben süpüreceğim. Asıl amaçları, geline siz bırakında ben süpüreyim dedirtmekmiş. Gelin tartışmaya son vermek için bir dakika beni dinleyin demiş, niye tartışıyorsunuz. Bu gün biriniz yarın biriniz süpürürsünüz. istedikleri cevabı alamayan kaynata ile kaynana şaşırmış kalmış. Kaynak: Emin Güvendi | |||
| Admin/Doğankent/Giresun | |||
|
*Sende Beni Bu Saatte Raharsız Etmiştin* Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı. Telefondaki ses annesine aitti. Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti? Annesi" nasılsın oğlum iyi misin?" diye sordu. Oğlu şaşkın bir ifadeyle" iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu. Siz iyimisiniz?"dedi. Annesi" biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim" dedi. Oğlu da" anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarında konuşabilirdik" diyince annesi de "rahatsız mı ettim oğlum?" dedi. Oğlu "evet anne rahatsız ettin" diyince annesi; "30 sene önce sen de beni bu saate rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun" dedi. | |||
| Yönetici/ | |||
| Zamanın ahrında fakirde ağlayacak, Zenginde ağlayacak. Fakir fakirliğine ağlarken, zengin neye ağladığını bilmeyecek. | |||