Vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi
besinlerden alabilmemiz için pankreastan salınan insülin hormonuna ihtiyacımız
vardır. Salınan insülin hormonu, kandaki şekerin hücre içine girmesini ve bunun
sonucunda enerjiye çevrilip günlük hayatımızı sürdürmemizi sağlar.
Şeker hastalığı (diyabet), pankreastaki insülin üretiminin yetersizliği veya
etkisinin azalması ya da her iki işlevin de bozulması sonucu ortaya çıkan ve kan
şekeri yüksekliği ile kendini gösteren ömür boyu süren bir hastalıktır.
Tip 1 Diyabet: Gençlik çağı diyabeti olarak da adlandırılır. Genellikle
35 yaşından önce tanı konulur. Tip 1 diyabetlilerin hastalığın başlangıcından
itibaren insülin kullanmaları gereklidir. Bu diyabet tipinde pankreas çok az
insülin üretir ya da hiç insülin üretmez. Kanda insülin reseptörlerini uyarmaya
yetecek kadar insülin olmayınca, hücre yüzeyindeki reseptörler (kapılar) kapalı
durumda kalır. Hücrenin içine giremeyen şeker kanda birikir bunun sonucunda kan
şekeri düzeyi yükselir.
Eğer ailenizde tip 1 diyabeti olan bir akrabanız varsa, sizde tip 1 diyabet
ortaya çıkan olasılığı normalden daha fazladır. Sadece genetik yatkınlık değil,
çevresel faktörlerinde bu hastalığın ortaya çıkmasında etken olduğu kesin
olmayan bir bilgi olarak verilmektedir.
Gestasyonel Diyabet: Gebelik her kadının metabolizmasına ayrı bir yük
getirir. Gebeliğin getirdiği bu yük sonucunda, gebelik esnasında özellikle
gebeliğin 2. yarısından sonra kan şekeri yüksele bilmekte ve doğum sonrasında
tekrar normal düzeyine dönmektedir. Gebelik esnasında diyabetin ortaya çıkması
durumuna Gestasyonel diyabet denir. Gebe kadınların yaklaşık %3 ‘ ünde
gestasyonel diyabet ortaya çıkar.
Pre – Diyabet: Eğer bir kişinin kan şekeri düzeyi normalden yüksek
olmasına karşın diyabet tanısı koymaya yeterli yükseklikte değilse bu durumda
kişi pre – diyabet (gizli şeker ) hastası olarak tanımlanır. Bireysel bir
beslenme tedavisi ve haftanın 5 gün- 30 dakika düzenli bir yürüyüş şeklinde
yapılan egzersiz programı sonucunda, vücut ağırlığının ılımlı olarak azalması
(%5 – 10 ) ile pre – diyabetten diyabete geçiş önlenebilmekte veya
geciktirilebilmektedir.
Tip 2 Diyabet: Genellikle 35 yaş sonrasında görülür. İlk başlarda insülin
üretimi tamamen bozulmamıştır. Bu tip diyabette pankreas insülin üretir ancak
miktarı yeterli değildir ya da yeterli derecede kullanılamaz. Kanda fazla
miktarda şekerin (glikoz ) bulunduğu bir hastalıktır. Bu duruma hiperglisemi adı
verilmektir. Glikoz bir zehir değil, vücudumuzun temel yakıtlarından biridir.
Diyabetin Belirtileri:
• Çok su içme
• Çok tuvalete gitme
• Çok yemek yeme
• Bulanık görme
• Yorgunluk, bitkinlik
• Ciltteki yaraların geç iyileşmesi.
• Kuru ve kaşıntılı bir cilt
• Kan şekeri düzeyi açlıkta 126mg/dl nin, toklukta (yemekten 2 saat sonra)
140mg/dl nin üzerinde olması
Diyabetin ne olduğunu anlayabilmeniz için, öncelikle vücudunuzun işlevlerini
yerine getirirken gerekli olan enerjiyi nasıl sağladığını bilmeniz gerekir,
1. Yediğiniz besinler şekere parçalanır
2. Şeker kan akımı ile vücudun tüm bölümlerine taşınır
3. Vücudun ana besin kaynağı olan şeker enerji sağlayabilmek için, kan akımından
ayrılarak vücut hücrelerinin (kas hücreleri, beyin hücreleri vb. ) içine girmeli
4. İnsülin vücudumuzda pankreas adı verilen bir organ tarafından üretilen bir
hormondur. Kandaki şekerin kanı terk ederek hücre içine girmesini sağlar.
Diyabet hastalığı için risk altındaki guruplar:
1. Yakın akrabalarında diyabet olanlar risk altındadır
2. 40 yaşın üzerinde ve şişman kişiler diyabete yatkındırlar
3. Gebelikte diyabet gelişen kadınlarda ileriki yıllarda tip 2 diyabetine
yakalanma sıklığı çok fazladır
4. Hareketsiz yaşam tarzı
5. Dengesiz beslenen kişiler (obezler )
6. Hipertansiyon hastaları
7. Hiperlipidemi (kolosterol yüksekliği ) olanlar
Diyabeti yaşamınıza nasıl uyarlayacaksınız
Diyabet, tam şifa sağlanamayan ancak etkin bir şekilde tedavi edilebilen, yaşam
boyu süren bir hastalıktır. Diğer kronik hastalıklar gibi tedavisi hastanın ve
yakınlarının tedaviye katılmasına bağlıdır. Bununla birlikte, yeni davranış
biçimlerinin edinilmesi ve bunların devam ettirilmesi pek kolay değildir.
Diyabetin kişilerde diyete, takibe ve tedaviye uymama oldukça sıktır. Bu durum
onları hastalığın aslında önlenebilir olan sonuçlarıyla karşı karşıya
bırakmaktadır.
Diyabet tedavisindeki amaç: Diyabet tedavisindeki amaç kan şekeri yükselmelerini
ve kan şekeri düşmelerini önlemektir. Bu ayarın sağlanması komplikasyonların
gelişimini önlemek veya gelişmiş komplikasyonların seyrini yavaşlatmak için son
derece önemlidir.
Diyabet Tedavisinde 3 Ana Kural:
1. Beslenme alışkanlıkların düzenlenmesi: Sağlıklı beslenme sebze, meyve, yağsız
kırmızı etler, tavuk eti ve balık gibi pek çok çeşit yiyeceği doğru miktarda ve
biçimde tüketme anlamına gelir. Herkese uygun ve tüm gereksinimleri karşılayan
tek bir yiyecek veya tek bir beslenme planı olmadığından size özel beslenme
düzeninizi diyetisyen ve doktorunuzla karşılıklı konuşarak belirlemeniz gerekir.
Beslenmeniz düzenlenirken yaşınız, cinsiyetiniz, o anki sağlık durumunuz,
fiziksel aktivite miktarınız, kullandığınız ilaç veya insülin tipi göz önünde
bulundurulacaktır. Yiyeceklerinizi seçerken size yardımcı olabilecek pratik bir
değerlendirmeden yararlanarak doğru beslenip beslenmediğinizi
değerlendirebilirsiniz. Yemeğe başlamadan önce o öğündeki yemeğinizi koyacağınız
tabağınızı hayali bir çizgi ile ortadan ikiye ayırın. Sonra yarım dairenin
birini bir kez daha ikiye bölün. Tabağınızın dörtte biri(1/4) pirinç, makarna,
mısır, patates gibi tahıllardan oluşmalıdır. Diğer dörtte birlik kısım ise
yağsız et, tavuk eti, balık gibi protein içeren gıdalar içindir. Tabağın geri
kalan yarısını ise sebzeler (örneğin, havuç, marol, salatalık, domates,
karnabahar, ıspanak) ayırabilirsiniz.
2. Fiziksel aktivite: Egzersiz diyabet tedavisinin önemli bir öğesidir. Fiziksel
aktivite, yiyeceklerin parçalanması ile oluşan şekerin emilerek kana geçişinden
sonra hücreler tarafından kullanılmasını hızlandırır ve kan şekerini düşürür.
Özellikle şişman diyabetlilerde egzersiz ile enerji harcanması artar, vücut
ağırlığı azalır ve fiziksel zindelik sağlar. Vücudun belirli bölgesini
çalıştırmaya yönelik egzersizler yerine tüm vücudu çalıştıran egzersiz tipleri
tercih edilmelidir. ( Vücut geliştirme yerine yürüme, koşma, yüzme gibi )
3. Diyabet ilaçları: doktorunuzun düzenleyeceği tedavi doğrultusunda.
Diyabet, sıklıkla diyet ve egzersizden oluşan yaşam biçimi değişiklikleri ile
oldukça iyi bir şekilde tedavi edilebilir. Bununla birlikte, birçok kişide
alışkanlıkların değiştirilmesi mümkün değildir ya da bazen etkili olmaz. Diyet
ve egzersiz etkili olmadığında kan glukozu düzeylerinin kontrolüne yardımcı
olmak için birçok ilaç bulunmaktadır. Eğer doktorunuz artık diyet ve egzersizin
sizin için yeterli olmadığına karar verirse size bir ilaç reçeteleşecektir.
Hangi yiyeceklerden uzak durulmalı
1. Hamur işleri (pasta, kek, kurabiyeler vb. )
2. Yağda kızarmış veya kavrulmuş ve sos ilave edilmiş yiyecekler
3. Kuruyemişler
4. Tüm yağlı gıdalar (kaymak, krema, mayonez vb. )
5. İçeriği tam bilinmeyen hazır gıdalar
Hangi içecekleri serbestçe içilebilir
1. Çay, kahve, ıhlamur, bitki çayları, maden suyu, soda
Diyabet ve Yaşam Kalitesi: Yaşamınız boyunca öngörülemeyen ve yaşam kalitenizi
düşürecek pek çok sorun yaşayabilirsiniz. Diyabet, kronik (uzun süreli) bir
hastalıktır ve zaman geçtikçe vücuttaki pek çok sistemde kalıcı hasarlara neden
olabilir. Diyabetliler, normal kişilere göre kan şekerlerinin düzensiz olması
nedeniyle bazı hastalıklara daha fazla eğilimlidir ya da daha fazla risk
taşırlar. Yaşam kalitenizi düşürecek bu sorunları iyi bilmek, ortaya çıkışlarını
geciktirmenizi veya çok daha az zarar görmenizi sağlayabilir.
Diyabetli kişilerin daha fazla risk altında olduğu durumlar şunlardır:
1. Kalp krizi (miyokart infaktüsü)
2. İnme (felç)
3. Körlüğe neden olabilecek göz sorunları (diyabetik retinopati)
4. Böbrek hastalığı (diyabetik nefropati)
5. Ayak ve bacaklarda iyileşmeyen yaralar oluşması
6. Cinsel işlev bozuklukları
7. İltihabi hastalıklar (enfeksiyon)
8. Psikolojik sorunlar
Diyabette şifa varmıdır? :Şimdilik hayır. Ancak pankreas nakli/ insülin üreten
beta hücrelerin nakli üzerinde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Diyabette etkili
tedavi yöntemleri vardır. Eğer hekim, diyetisyen ve hemşireden oluşan sağlık
ekibinizden alacağınız iyi bir tıbbi bir desteğe bağlı olarak kendinize iyi
bakmayı bilirseniz diyabetik olmayanlar gibi aktif ve sağlıklı bir hayat
sürdürebilirsiniz.
Lütfen Unutmayınız!
1. Diyabet hastası tanıtım kartı taşımayı
2. Asla öğün atlamayın
3. Her öğünde gerektiği kadar karbonhidrat almayı
4. Eğer egzersiz yapıyorsanız başlamadan önce hafif bir yemek alın
5. İlacınızı aldıktan sonra yemek zamanınızı geçirmeyin
6. Her zaman yanınızda birkaç kesme şeker bulundurmayı
7. Hiçbir zaman aç karnına alkol alınmaması gerektiğini
8. Kan şekerinizi düşmüş hissettiğinizde araba kullanmamanız gerektiğini
9. Hipoglisemileriniz (şekerin düşmesi) hakkında doktorunuza da bilgi vermeyi
(hipoglisemide: ani açlık, ani yorgunluk, terleme, bulanık görme, solukluk,
çarpıntı, uyku hali gibi belirtiler olur)
UNUTMAYINIZ.
Bu yazıyı hazırlamamda katkılarından dolayı Dahiliye Uzmanı Dr. Hasan BODUR a
teşekkür ederim.
Sevgi ve Selamlar
Hazırlayan: Ender Pir Elkaya