Görsel Tasarım ve Yazılım: SERDAR
|
|
Ana Sayfaya Dön |
|
Facebook'ta Paylaş |
| FEDAKARLIK MESLEĞİ ÖĞRETMENLİK | |||||||||||||||||||||||||||
|
|
Detaylar
İletişim Kutusu | ||||||||||||||||||||||||||
|
2000 yılında başladığım öğretmenlik mesleğini severek ve ilk başladığım günün heyecanıyla yapmaya çalışıyorum. |
|||||||||||||||||||||||||||
|
2000 yılında başladığım öğretmenlik mesleğini severek ve ilk başladığım günün heyecanıyla yapmaya çalışıyorum. Elbette sıkıntılarımız var. Bizi meşgul eden meseleler var. Ancak öğretmenlik gibi telafisi zor olan bir vazife ile görevlendirilmişiz. Bizim söylediklerimizi ve davranışlarımızı mıknatıs gibi çeken masumlar topluluğuyla hayatımızın en önemli zamanlarını geçiriyoruz. Bundan daha ehemmiyetli bir mesele olabilir mi? Çocukları eğitmek onları kendimize benzetmek demek değil, olmaları gerektiği gibi yetiştirmektir. Diyor bir eğitimcimiz. Evet, eğitimde en önemli hassasiyetlerin başında gelen bir mesele de çocuğu bulunduğumuz zamana göre değil, yaşayacağı zamana göre yetiştirmektir. Fakat ister istemez lisan-ı halimiz çocukların davranışlarını etkiliyor. Öğretmeni ne anlatsa, ne söylese doğrudur diyen çocuk, yaptığı davranışlarını örnek almayacak mı? Yanlış bir davranış içerisinde olan bir öğretmen, çocuğa aynı davranışı yapmaması gerektiğini nasıl kabullendirecek? Unutmayalım, Kendi nefsini ıslah etmeyen, başkasını ıslah edemez. Bu konu üzerinde çok konuşulup, yazılacak bir mesele olduğu için kısa kesiyorum. İlerleyen zamanlarda çocuk eğitimi ile ilgili bir yazı yazmayı düşünüyorum. Ama şimdi öğretmenlik mesleğinden bahsetmeye devam etmek istiyorum. Günümüzde öğretmenlik mesleğinin tarihi misyonunu büyük oranda kaybettiğini düşünüyorum. Hem öğretmen yetiştiren üniversitelerde, hem de toplumun öğretmene bakış açısını değerlendirdiğimde ne yazık ki bu sonuca ulaşıyorum. Öğretmenlik mesleğinin bu hale düşmesinin birçok sebebi var. Bunların başında, milli eğitimi gölgesi altına alan siyaset, alınan kararların sıklıkla değişmesi, eğitim politikalarının kısa vadeli olması, çalışanların maddi olarak tatmin edilememesi, en başta sayabileceklerimiz arasındadır. Karşılaşılan bu sorunlara ve olumsuz gelişmelere rağmen öğretmenlik mesleği, bugün en fazla ilgi gören mesleklerden birisidir. Zaman ilerledikçe bu ilginin artacağına inanıyorum. Öğretmenlik mesleğinin bu kadar ilgi çekici olmasının sebebi nedir? Devlet güvencesi mi? Temiz ve uygun çalışma şartları mı? Ya da tatilinin çok olması mı? Maddi açıdan tatmin edilemeyen bir meslek olan öğretmenlik niye bu kadar ilgi görüyor? Diye, değerlendirme yaparken, bir yandan da öğretmenlik mesleğini niçin seçtiğimi kendime sordum. Öğretmenlik mesleğini severek, her türlü maddi ve manevi olumsuz şartlara rağmen heyecanla yapan bir babanın oğlu, bir ağabeyin kardeşi, bir amcanın yeğeniydim. Yani çevremde öğretmenlik mesleğine, geçimini sağladığı bir iş olarak değil, yüreğini ve hayatını adadığı bir vazife olarak bakan, fedakârların dizinin dibinde yetişmiştim. Öğretmenliğin sadece fedakârlık mesleği olduğu bilinciyle büyüdüm. Çocukluğumdan itibaren hep öğretmen olmak istedim. Bu düşüncem hiçbir zaman değişmedi. Rabbime şükürler olsun ki, hayaliyle yaşadığım mesleği bana da nasip etti. Şimdi ise öğrencilerime sevgi ve güven veriyor, merhametimi hissettirmeye çalışıyorum. Acaba bu duygu ve iletişimin yeterince yoğun olduğu bir ortamda, eğitim ve öğretimin en can alıcı kriteri yerine getirilmiş olmaz mı? Şunu iyi bilmeliyiz ki, öğretmenlik mesleğinin para kazanmak, zengin olup lüks içerisinde yaşam sürmek için tercih edilen bir meslek olmadığına ve olamayacağına her vicdan sahibi vatandaşımız şahittir. Ekonomik açıdan öğretmenlik mesleğini tercih edenler, aradığını bulamaz ve bu mesleğe hiçbir katkıda da bulunamazlar. Öğretmenlik mesleği bir ideal, gaye ve hizmet mesleğidir. Öğretmenlik milli bir heyecan, ülkemizin geleceği için bıkmadan, usanmadan, gecesiyle gündüzüyle fedakara ne çalışma gerektiren gönül mesleğidir. Bir insanı ahlâklı ve dürüst olarak topluma kazandırmak, bilgi ve teknoloji alanında söz sahibi olmak, kültür ve sanat alanında başarılara ulaşmak ve göz doldurmak; parayla yapılıp, mesai saatleri içerisinde gerçekleştirilebilecek gayeler değildir. Bu amaca ulaşmak için bir ömrün, bir hayatın bu ülkeye adanması gerekmektedir. Unutmayalım ki, bu güzel dünyamız hizmet yeridir, ücret yeri değil! Yaşamının en dinamik zamanlarını bu vatan evlatlarını yetiştirerek geçiren eli öpülesi öğretmenlerimizi saygıyla selamlıyor, dualarını bekliyorum. Öğretmenlik mesleğini layıkıyla yapıp, ülkemizi hak ettiği konumlara getirebilme temennisi ile, Yavuz Selim GÜVENDİ Tosya / KASTAMONU
|
|||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||








sena yalçın 2009-02-20
Ellerinize sağlık hocam cok güzel yazmışsınız.İlerde inş. bizler de böyle öğretmenler oluruz. Ayrıca yazılarınızın devamını bekliyoruz..






